| Bitkinin
değişik türleri vardır. Tırmanıcı yoğurtotu ( Galium aparine L.
), tarlalarda,
çayırlarda, çit kıyılarında çalılıkların arasında bolca yetişir ve çiftçiler
onu zararlı ot olarak bilirler. 60-160cm boyundaki bitkinin yaprakları
halka dizilişlidir ve uzunca saplı, yeşil –beyaz renkli çiçek şemsiyeleri
vardır. Sapındaki tüylerin yardımıyla rahatça tırmanabilir. Yöresel olarak,
yapışkan otu , çobansüzeği , sünnetlik otu , sünnetlice otu ve kazotu
olarak da tanınır. Bitkinin türlerinin hepsi şifalıdır, ama sarı çiçekli
yoğurtotu ( Galium verum L. ) ender bulunan bir bitkidir ve kurutulduktan
birkaç ay sonra kararmaya başlar. Yapışkan otu ise pratik olarak her yerde
karşımıza çıkar ve kurutulduktan sonra iki yıl kadar kullanılabilir.
Toplama ve Kurutma : Nisan-Mayıs döneminde, yoğurtotu henüz
körpe ve tam yeşilken, toprak üstündeki bitkinin tümü, sararmış yapraklar
hariç toplanır ve hemen demetler halinde gölge ve havadar bir yere asılarak
kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra ince kıyılarak bir örtünün üstüne
serilir ve 2-3 gün tam anlamıyla kuruması beklenir. Daha sonra hava almayan
kaplarda saklanır.
Bileşim :
İridoitler (Örneğin : asperulosid), polyphenol asitleri,
flavonlar ve tanen içerir.
Etkileri :
Lenf sistemini temizleyici, kan temizleyici, deri
hastalıkları, kanser tedavileri
Öbek
halinde yetişen bu bitki, ne yazık ki zamanla unutulmaya mahkum olmuş.
Fakat, kanser hastalıklarının arttığı şu sıralarda, bu bitki büyük
bir önem kazanmıştır. Burada bir kere daha belirtmek isterim ki, bu tür
ağır hastalıklarda kullanılacak olan bitkinin mutlaka taze olması gerekir.
Yoğurtotunun / yapışkanotunun genç filizlerini, kış mevsiminde, kar altında
bile bulabilirsiniz. Yoğurtotu çayı , böbrekleri,
karaciğeri ve dalağı hastalık yapıcı maddelerden arındırır. Lenf
kanseri dahil, lenf sistemi hastalıklarında, hastalık ne kadar
ağır olursa olsun, bu çay her gün içilmelidir. Bitki
çayı, içten çay ve dıştan ( haricen) kompres-yıkama biçiminde kullanıldığında,
çok büyük bir hızla, deri hastalıklarını, yaraları ve kan çıbanlarını
iyileştirir. Ayrıca bu ılık çayla yüz yıkandığında, pörsük, sarkık
ve kırışık deri gerginleşir. Bitkinin sıkılarak elde edilen
özsuyu da, her gün hasta deriye sürülüp, kuruması beklenerek
kullanılabilir. Bitki, epilepsi ( sara ), histeri, raks illeti
veya parkinson hastalığı (kasların istem dışı hareketliliği
), sinirsel rahatsızlıklar, idrar tutukluluğu, kum ve taş rahatsızlıklarında
da önerilir. Çok irileşmiş olsa da guatr hastalığı, yoğurtotu
çayı ile gün boyunca ısrarla sürekli derin gargaralar yapıldığında
ve arada bir yutulan yudumlar yoluyla uygulanan 4-6 haftalık bir kür sonucunda
önemli ölçüde küçülebilir. Son zamanlarda, ses telleri aksaklığı
veya ses kısıklığı ( disfoni ) sıkça rastlanan bir durum olup, bitki
çayı ile yapılan gargaralar, bu aksaklığı kısa sürede düzeltecektir.Bir
kadın bana (M.Treben), yalnızca guatrın değil, lenf bezi hastalığının
da iyileştiğini söyledi. Tanıdık bir çiftle her yıl, Viyana yakınındaki
Mödling kaplıcasında buluşuruz. 1979’da yine buluştuğumuzda, kadında belirli
biçimde guatr başladığını gördüm (M.Treben). Ameliyattan korkuyordu.
Ona yoğurtotunu önerdim (M.Treben). Bu durumda bitki kaynatılır ve gün
boyunca, elden geldiğince sık ve derin gargaralar yapılır. 1980 şubatında
yeniden buluştuğumuzda, kadında guatrdan eser kalmamıştı. Büyük
bir sevinçle bana, kocasının her gün taze bitki toplayışını anlattı. İlk
gargaralardan sonra guatrın küçülmeye başladığını hissetmiş ve bir süre
sonra da tümüyle yok olmuştu. İsviçreli herbalist Künzle’ye
göre, ağır böbrek hastalıkları ve böbrek iltihaplanmalarında da,
tüm tedaviler başarılı olamamışsa bile, yoğurtotu güvenilir bir bitkidir.
Böbrek hastalıkları için, yoğurtotu , altınbaşak
ve sarı ballıbaba ile eşit oranda
karıştırıldığında, çok daha etkili bir çay elde edilmiş olacaktır. Bu
durumda, en kısa sürede başarıya ulaşılacaktır. Herbalist Künzle, bu zamanın
14 gün olduğunu söylüyor. Bu üçlü çay harmanı haşlanıp
demlenerek hazırlanır ve ilk olarak, kahvaltıdan yarım saat önce yarım
bardak içilir ve geri kalanı da gün boyunca yudumlanır. Ağır hastalıklarda,
günde 4 bardak içmek gerekebilir. Herbalist Künzle’nin bir yazısında,
ağır böbrek hastalığı çekmekte olan 45 yaşındaki bir adamın sözü
geçer. "...Sonunda adamın böbreklerden birinin alınması gerekmişti.
Öteki böbrek de iltihaplı olup gerektiğince çalışmıyordu. İşte o sırada
adam bir yoğurtotu üçlü çay kürüne başlayarak yukarda
da belirtmiş olduğumuz gibi, yoğurtotu , altınbaşak
ve sarı ballıbaba eşit karışımından
hazırladığı çaydan günde 4 bardak çayı hiç bıkmadan, ısrarla
yudumlayarak bu hastalıktan tümüyle kurtulmuştu. " Bu
üçlü karışım, böbrek büzülmesinde ve daha başka ağır böbrek hastalıklarında
da kullanılabilir.
Tanınmış
Avusturyalı bitki uzmanı R. Willfort, Şifalı Bitkilerle Sağlık
adlı kitabında, yoğurtotu çayı içilerek ve gargara
yapılarak, dil kanserinin iyileştirebileceğini veya bitkinin taze
özsuyu tereyağı ile karıştırılarak hazırlanan merhemle
, kanser çıbanlarının ve kanser türü deri hastalıklarının iyileştirilebileceğini
yazmıştır. Yoğurtotu merhemi ile, kanser türü deri
hastalıkları tedavi edilebilir. Bu tedavi (ameliyat öncesi veya sonrası),
tıbbi tedaviyle eş zamanlı olarak da uygulanabilir. Tabiidir ki, tüm kanser
hastalıklarında uygulanacak bitkisel tedavilerden önce doktorun onayı
alınmalıdır. Dil kanserine ve gırtlak kanserine karşı (ameliyat
öncesi veya sonrası) yoğurtotu kürlerinin mutlaka uygulanması çok önemlidir.
Kürlerin hiçbir yan etkisi olmadığı unutulmamalı ve denenmelidir. 10 yıl
kadar önce, Linz’de yaşayan bir dişçinin dil kanserine yakalandığını
duymuştum (M.Treben). Ameliyattan sonra çok zayıflamış ve ışın tedavisi
yaptırması gerekiyormuş. Bitki çayı ile
gargaralar yapmasını önerdim ona. Daha bir hafta ancak geçmişti ki, ışın
tedavisine gerek kalmadığını, hastanın kilo almaya başladığını öğrendim.
Bir süre sonra da hastalıktan hiçbir iz kalmadı. Daha sonraları,
28 yaşındaki bir kadının da dil kanserine yakalandığını duydum
(M.Treben). Tanıdığı bir doktor, onu beş yıl içinde sağlığına kavuşturabileceğini
söylemiş. Hasta, doktorun verdiği bitki çayını bana (M.Treben) gösterdiğinde,
yoğurtotunu hemen tanıdım. Kadıncağız bu kötü hastalıktan kısa sürede
kurtuldu. Bir örnek daha : Viyanalı genç bir kadın, 63 yaşındaki annesinin
ağır hasta olduğunu ve ameliyat edilmesi gerektiğini söylediğinde, mart
ayındaydık. Altı ay kadar önce hastanın gırtlağında kanser türü bir
tümör oluşmuştu. O zamanki doktoru, gerçeği ondan gizleyerek, hastalığın
guatr olduğunu söylemiş ve böylece ilk ameliyat yapılmış. Altı ay boyunca
her şey iyi gitmiş. Ama son zamanlarda, sol kolunda gece gündüz dinmeyen
şiddetli ağrılar başlamış. Eli şişmiş ve eli kolu öylesine duygusuzlaşmış
ki, bir kağıt sayfasını bile tutamıyormuş. Hiç olmazsa bu ağrıları dindirmek
için, ilk ameliyatı yapmış olan doktor, 19 nisanda ikinci bir ameliyat
yapacak ve boyunla köprücük kemiği arasındaki bir siniri kesecekmiş. Doktorun
dediğine göre, daha başka bir tıbbi yardım yapılamazmış. Tüm bunlara karşın,
ben (M.Treben) kadına yoğurtotu çayını i çmesini ve
gargara yapmasını öne rdim. Ayrıca, 300 gr aynısafa,
100 gr civanperçemi ve 100 gr ısırgan
otu karışımlı, kanser önleyici bir çay içmesini (günde 7 su
bardağı ve her bardak için 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki karışımı,
her 20 dakikada 1 yudum ) ve yoğurtotu merhemi ile
friksiyonlar yapmasını söyledim (M.Treben). Ağrıların 4 gün sonra dindiğini
öğrendiğimde ne kadar sevindiğimi düşünebilirsiniz! Hasta kadın, 19
nisana kadar elini ve kolunu kullanabilmeye başlamış, bu organlardaki
duygusuzluk hali de sona ermişt. Hastanın kızı, ikinci ameliyata gerek
kalmadığını bildirdiğinde doktor çok şaşırmış ve yapılan tedavi kendisine
anlatıldığında da çok etkilenmiş ve "Anneniz bu tedaviye devam etmeli"
demişti. Bir süre sonra haber aldığıma göre de, kadının sağlığı çok iyileşmiş
ve altı kişilik ailenin ev işlerini rahatça yapabilir hale gelmişti.
Kanser
türü çıbanların tedavisinde de başarıya ulaşılabilir. Son zamanlarda,
pürüzlü, sınırları belirgin koyu lekeler biçiminde, kötü karakterli
deri hastalıkları çok arttı. Bu durumlarda, taze yoğurtotu
özsuyu ve aynısafa merhemi ile başarı
kazanılabilir. Kan temizleyici özelliği olan aynısafa
, ısırgan otu , ve civanperçemi
eşit karışımdan hazırlanan çayı da aynı zamanda mutlaka içmek gerekir
( Karışımlar bölümüne bakınız). Yukarı Avusturya
bölgesinden bir kadının damağında bir düğüm oluşmuştu ve dayanılamayacak
ağrılar çekiyordu. Yoğurtotu çayı gargarası sonunda,
dört gün içinde düğüm ve ağrılar yok oldu.
Kullanım Biçimleri :
Çay
hazırlamak : ( Sarı Yoğurt
Otu ile ). Bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, orta boy
bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır,
1-2 dakika ağır ateşte kaynatılır ve süzülür. Çeşitli hastalıklar için
yukarıda belirtilen miktar ve şekillerde içilir veya kompres ve gargara
yapılır.
Çay
Hazırlmak : ( Yoğurtotu/Yapışkanotu
ile). Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu
kaynar derecede sıcak suyla haşlanır (kaynatılmaz) ve 10 dakika demlendikten
sonra süzülür. Günde 2-5 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir
veya ılıklaştırılarak kompres ve gargara yapılır.
Merhem yapımı :
Bitkinin özsuyu oda sıcaklığındaki tereyağı ile
iyice karıştırılır ve elde edilen merhem buzdolabında saklanır. Merhem
uzun süre dayanmaz.
Taze
Bitki Özsuyu : İyice yıkanarak ince
kıyılan nemli bitkinin özsuyu mutfak robotu kullanılarak elde edilir.
Üçlü Çay Harmanı:
Yoğurtotu/yapışkanotu , ve eşit oranda karıştırılır.
Bu karışımdan yarım tatlı kaşığı dolusu, orta boy bir su bardağı dolusu
kaynar suyla haşlanır (kaynatılmaz), 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür.
Gün boyunca 2-4 bardak içilir.
Karışımlar :
Tüm kanser hastalıklarına karşı, beden temizleyici ve güçlendirici
olarak, yoğurtotu, ve çok ince kıyılarak eşit oranda karıştırılır.
1 talı kaşığı karışım orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede
sıcak suyla haşlanır (kaynatılmaz) ve 10 dakika demlendikten sonra
süzülür. Günde 2-3 bardak çayla başlatılan temizlik ve güçlendirme
kürü, 1 hafta içinde 4-6 bardağa kadar çıkarılmalı ve bu miktar
çay gün boyuna yayılarak, örneğin, 15-20 dakikada 2-3 yudum alınarak
uygulanmalıdır. Böylece mide rahatsız olmayacak ve beden bitki çayının
her damlasını emerek yararlanacaktır.
Kaynaklar:
1- "Gesundheit
aus der Apotheke Gottes" "Tanrı'nın Eczanesinden Saglık",
Maria Treben
2- Türkiye'de
Bitkilerle Tedavi, Prof.Dr. Turhan Baytop, I.U Eczacılık Fak.
3- "Bir Yudum Sağlık",N.Eröztürk,Anahtar Kitaplar
yayınevi,2000
|