ANKETLER RADYO KÜLTÜR SANAT ŞİİRLER E - KART İLETİŞİM
Bitkiler Ana Sayfaya Dönüş Açılış Sayfası Yap Favorilere Ekle Tavsiye Et Online Mesaj
BİTKİLER

    Şifalı Bitkiler

    Baharatlar

    Doğal Ürünler

   Bitkilerin Toplanması
   Kullanım Biçimleri
ŞİFALI BİTKİLER

      Adaçayı

      Altınbaşak

      Arslanpençesi

      Atkuyruğu

      Ayısarımsağı

      Aynısafa

      Binbirdelik Otu

      Brokoli

      Ceviz Ağacı

      Civanperçemi

      Çıban Otu

      Çobançantası

      Çuha Çiçeği

      Ebegümeci

      Eğir Kökü

      Ekşi Yonca

      Ginseng

      Isırgan Otu

      Kara Hindiba

      Karakafes Otu

      Kekik

      Kırlangıç Otu

      Koyun Otu

      Kurtpençesi

      Mısır

      Ökse Otu

      Öksürük Otu

      Papatya

      Sarı Ballıbaba

      Sarımsak

      Sinirli Ot

      Veba Otu

      Yoğurt Otu

 

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ

  Üzüm çekirdeği Ekstresi , özellikle sigara içenler , alkol alanlar ve doğum kontrol hapı kullanan bayanlar için çok değerlidir . % 95 oranında Proanthocyanidin içerir .  Proanthocyanidin (Lisanslı Adı : Pycnogenols ) keşfedilen en kuvvetli antioksidandır . Antioksidan etkisi Vitamin E 'den 50 , Vitamin C'den 20 kat daha fazladır . Antioksidanlar , vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışardan sigara , alkol veya kirli hava v.s ile  alınan zararlı maddeleri ( serbest radikalleri ) nötralize ederler (Etkisiz hale getirirler).

    Ü züm çekirdeği Ekstresi , Ester C ile birleştirilerek etkileri artırıldığından ; yaşlanma etkilerini azaltır . Bağ dokusunu güçlendirerek cilt sarkmasına engel olur . Kırışıklıklarla daha başlamadan başa çıkmak için oral kozmetik olarak kullanılır . Cildin elastik , yumuşak ve daha kırışıksız olmasını sağlar . Kalp ve damar sistemindeki dokulara esneklik sağlar . Eklemlerde , bükülme zorluğuna karşı hareketleri kolaylaştırır. Doğum kontrol hapının yan etkilerini azaltır.

    Her bir 50 mg'lık bir kapsül :

Fransız Sahil Çamı Kabuğu ( Pycnogenol ) :15 mg

Aktivin Üzüm Çekirdeği Ekstresi ( Proanthocyanidin ) : 26 mg

Vitamin C  ( Ester-C ): 4 mg

Kalsiyum  ( Askorbat ) : 5 mg içerir . 

        Ü züm Çekirdeği Ekstresi ,yemeklerle birlikte günde 1 veya 2 kapsül alınabilir .  T.C Tarım  Bakanlığı'nın izniyle ithal edilmiştir .

 

ANTİOKSİDANLAR

H astalık Karşıtı Beslenme :

    A ntioksidanlar sadece gıdaların son kullanma tarihlerini uzatmakla kalmaz , aynı zamanda uzun yaşamayı ve sağlıklı kalmanızı da sağlar .

S erbest Radikaller , Kalp Hastalıkları , Kanser ve Yaşlanma : 

    A ntioksidanların öyküsü serbest radikallerle başlar . Bu yüksek aktiviteye sahip bileşikler (serbest radikaller) , kirli havalarda , sigara dumanında , radyasyonda (ışınım) , bitki koruma ilaçlarında , bozulmuş gıdalarda ve normal vücut metabolizmasında (metabolik süreçte) bulunurlar . Serbest radikaller vücuttaki hücrelere saldırır ve tahrip eder. İlk saldırıda öncelikli olarak yeni bir serbest radikal oluşur ve kontrol edilemeyen zincirleme bir reaksiyon başlar .

    S erbest radikaller , hücre zarındaki yağlardan birine saldırdığında yağ molekülü değişime uğrar . Bu değişim bitkisel yağların acılaşmasına sebep olan küçük bir değişikliktir . Yağlar vücutta değişime uğradığında ; hücre zarının yapısı ve fonksiyonları zarara uğrar , hücre zarı gıdaların , oksijenin ve suyun uzun süreli olarak transferini yapamaz , harcanan ürünlerin atılmasını düzenleyemez . Serbest radikal saldırısının devamı ; hücre zarının yapısında bulunan yağların parçalanmasına , bitki zarının yırtılmasına ve hücre bileşenlerinin dağılmasına sebep olur . Hücre içi bileşenlerin hücre dışına akması etraftaki dokulara da zarar verir . Serbest radikal saldırısı ve hücre zarının tahribatı " Yağların Oksidasyonu " veya "Oksidatif Zarar " olarak adlandırılır .

    S erbest radikallerin dokulardaki zararının ,  damar sertliği (ateroskleroz) ve kalp hastalıklarının başlıca nedeni olduğu düşünülmektedir . Oksidatif zararla parçalanmış kan hücrelerinin ( platelet olarak ) arter (atardamar) duvarlarına yapışması ve kolesterolün yükselmesi atardamarlara zarar verir . Bu oluşumların tümü damar sertliğinin ilerlemesine sebep olur . Daha ileri safhalar ise ; kardiyovasküler hastalıklar , kalp ile beyine giden kan ve oksijenin azalmasıdır . Oksijenden mahrum kalan dokular ; hastalığın gelişmesini hızlandıran ve kişilerin kalp krizi geçirme riskini arttıran serbest radikal etkisi gösterir . (Kaynak 1 ve 2)

    S erbest radikaller aynı zamanda ; hücrelerin genetik kodunu içinde taşıyan ; hücrenin üretimini ve büyümesini sağlayan nükleik asitlere (DNA) de etki eder . Hücreler genetik kodları değiştiğinde ölebilirler , çünkü ana hücreden gelen mesajı uzun süreli olarak okuyamazlar . Aşırı hücre ölümü erken yaşlanmaya yol açar ve öte yandan hücreler değişime uğrar , kanser ve benzeri hastalıkları destekleyen hücre dizinleri oluşur . (Kaynak 1)

    H ücredeki enerji üretim merkezi (mitokondri) , serbest radikallerin saldırısı ile zedelenir . Bu merkezdeki oksidatif zarar enerji üretimi ve protein sentezinin durmasına sebep olur . Hücre , sadece bir kalıntı olarak yaşamaya devam eder ve yavaş yavaş ölür . Dokulardaki hücre yaşlanması ; serbest radikallerin zararları sonucu dokuların erken yaşlanması ile oluşan hücre kalıntılarının çoğalmasıdır . (Kaynak 3)

A ntioksidanlar : Vücudun Serbest Radikal Kontrol Sistemi : 

    V ücudumuz serbest radikalleri tanıyan ve etkisiz hale getiren bir sisteme sahiptir . Bu sistem enzimler ile antioksidan olan pek çok vitamin ve minerali içerir . Antioksidan sistem ; serbest radikalleri hücre zarına , nükleik asitlere (DNA) ve hücre bileşenlerine saldırmadan kendine çeker ve bağlar . 

    A ntioksidan besinler ; Beta karoten (Vitamin A) , Vitamin C , Vitamin E , Selenyum ve Manganez içerir . Beta Karoten ; oksijen molekülünden serbset radikallerin oluşumunu önler . Yağda çözünen Vitamin E ; antioksidan bir enzim gibi çalışıp hücre zarının parçalanmasına engel olur . Selenyum ; peroksit olarak isimlendirilen serbest radikalleri çoklu-doymamış yağlara dönüştüren ve antioksidan etkili bir enzimdir . Suda çözünen Vitamin C ; hücrelerdeki zararlı reaksiyonların oluşmasını engeller . Bu yolla antioksidan gıdalar ; kalp hastalıklarına , kalp krizine , kansere ve erken yaşlanmaya karşı etkili bir koruyucu olarak görev yaparlar .  ; Beta karoten (Vitamin A) , Vitamin C , Vitamin E , Selenyum ve Manganez içerir . Beta Karoten ; oksijen molekülünden serbset radikallerin oluşumunu önler . Yağda çözünen Vitamin E ; antioksidan bir enzim gibi çalışıp hücre zarının parçalanmasına engel olur . Selenyum ; peroksit olarak isimlendirilen serbest radikalleri çoklu-doymamış yağlara dönüştüren ve antioksidan etkili bir enzimdir . Suda çözünen Vitamin C ; hücrelerdeki zararlı reaksiyonların oluşmasını engeller . Bu yolla antioksidan gıdalar ; kalp hastalıklarına , kalp krizine , kansere ve erken yaşlanmaya karşı etkili bir koruyucu olarak görev yaparlar .  ; Beta karoten (Vitamin A) , Vitamin C , Vitamin E , Selenyum ve Manganez içerir . Beta Karoten ; oksijen molekülünden serbset radikallerin oluşumunu önler . Yağda çözünen Vitamin E ; antioksidan bir enzim gibi çalışıp hücre zarının parçalanmasına engel olur . Selenyum ; peroksit olarak isimlendirilen serbest radikalleri çoklu-doymamış yağlara dönüştüren ve antioksidan etkili bir enzimdir . Suda çözünen Vitamin C ; hücrelerdeki zararlı reaksiyonların oluşmasını engeller . Bu yolla antioksidan gıdalar ; kalp hastalıklarına , kalp krizine , kansere ve erken yaşlanmaya karşı etkili bir koruyucu olarak görev yaparlar . 

A ntioksidanlar ve Yaşlanma :

     A ntioksidan alımı sadece hastalıklardan korunmamızı sağlamakla kalmaz , aynı zamanda erken yaşlanmayı da önler . Antioksidan takviyesi yapılmış hayvanlardaki yaşam süresi , antioksidan takviyesi yapılmayanlara göre daha uzundur . Vitamin E ve Vitamin C yaşam süresini uzatan önemli vitaminlerdir . (Kaynak 4) 

    K işiler serbest radikallerden kaçamazlar , antioksidanlar Tanrı'nın bize sunduğu antidotlardır . Kişiler antioksidanlarla beslenerek serbest radikallerin zararlarını azaltabilirler .

P roanthocyanidin (Lisanslı Adı : Pycnogenols)

    P roanthocyanidin (proantosiyanidin) ; çok özel bir bioflavonoid 'tir. Keşfedilen en kuvvetli doğal antioksidan dır. Antioksidan etkisi ; Vitamin E , C , Karoten ve Selenyum 'dan fazladır. Alınacak miktar kişiye göre değişir. Ancak normal doz ; vücut ağırlığının her kilogramı için 1,5 ile 3.0 mg'dır.

    S erbest radikaller , hücre ve dokulara oksidatif zarar verirler. Serbest radikallerin neden olduğu zarar, yaşlanma olarak tanımladığımız şeydir. Serbest radikallerden uygun şekilde korunmazsanız, çok daha hızlı yaşlanırsınız, eklemlerde bükülme zorluğu ve cilt sarkması da hızlanır. Serbest radikallerin zararı ayrıca, yaşlanmayla birlikte gelen artrit (mafsal-eklem iltihabı), alerji, dolaşım bozuklukları, şeker hastalığı, karaciğer sirozu, kalp hastalıkları, damar tıkanıklığı gibi dejeneratif hastalıklarda da rol oynar.

    P ycnogenol , bilinen en etkili doğal serbest radikal düşmanıdır. Hayati dokulara oksidatif zararı azaltır.

Vitamin C (Ester-C)

    E ster-C ; patentli ve özel bir C vitaminidir. Ester-C normal C vitaminleri gibi asidik değildir. Özel bir işlemle nötralize edilmiştir, yüksek dozlarda bile midede ekşime yapmaz. Ester-C normal C vitaminlerinde bulunmayan, birlikte sinerjik etki yapan mineral askorbatlar , aktif metabolitler ( Ca-L-Threonate ve Ca-Ascorbate ) ihtiva ader. Bu nedenle bio-yararlanımı tamdır. Ester-C mineral askorbatlar ve metabolitleri hücrelerde maksimum konsantrasyon sağlar. Bu nedenle daha faydalı, daha çabuk ve daha uzun süreli etkilidir. Ester-C mineral askorbatın emilimi normal C vitamininden 2 kat daha hızlı ve yüksektir . Bunun sebebi ihtiva ettiği metabolitlerdir. Ester-C mineral askorbat beyaz kan hücrelerini ( Lökosit-Akyuvar ) normal C vitamininden 4 kez daha hızlı artırır. Ester-C aktif metabolitleri sayesinde daha fazla antioksidan özellik gösterir.

Kalsiyum (Askorbat)

    G erçekte yaşlanmayla birlikte görülen pek çok dejeneratif hastalık eksik kalsiyum alımı ile ilişkilidir. Osteoporoz (En sık görülen metabolik kemik hastalığı) ve hipertansiyon yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucudur. Şimdi bunların kalsiyumla olan ilişkileri kabul edilmiştir ve yüksek miktarlardaki kalsiyum alımı bunları önleyebilir . Kemikler  hareketsiz dokulardır, yaşam boyu değişmezler ve yenilenmezler. Kemikler , vücut kalsiyumunun %99'unu içermeleri ile vücudun kalsiyum deposu olma görevini üstlenirler ve kandaki kalsiyum oranı düştüğünde kemiklerden kana kalsiyum akışı başlar. Bu kaybedilen kalsiyum, kalsiyumca zengin besinlerin alımından sonra kan seviyesinde bu mineralin miktarı yükseldiğinden tekrar kandan emilerek kemiklere aktarılır. Büyüme dönemlerinde kemikler geliştiği için kalsiyumun depolanması, kana geçişinden daha fazladır. İyi beslenen sağlıklı yetişkinlerde kalsiyum kemiklerde depolanır ve kemikler güçlü, kuvvetli olur. Çocukluk dönemindeki en iyi öğüt belki de " Süt içmelisiniz " ibaresi olmuştur. Kalsiyum sadece gençler için önemli değil yetişkinler ve yaşlılar için de önemlidir. Kemiklerin ve kan damarlarının hayat boyu genç kalmasına yardımcı olur.

Referanslar :

1- Floyd R:Role of oxygen free radicals in carcinogenesis and brain ischemia . FASEB J 1990;4:2587-2597

2- McCord J:Oxygen derived free radicals in postischemic tissue injury.N Eng J Med 1985;312:159-163

3- Fleming J,Miguel J,Econımos A:Is cell aging caused by respiration dependent injury to the mitochondrial genome ? Gerontol 1982;28-44

4- Miguel J,Fleming J:Antioxidation ,metabolic rate,and aging in Drosophila,Arch Geron Geriatr 1982;1-159

5- Life Science,Vol.49,August 1991/M.J. Fay and A.J. Verlangieri

6- International Clinical Nutrition Review,Vol.10,No:1,Jan.1990/Jonathan V.Wright,M.D. and Raymond M.Suen,MTACP

7- Nature,Vol.364,July 1,1993/Juan Carlos Vera,Corolla I.Rivas,Jorge Fischbarg and David W.Golde,3rd Conference on Vitamin C,New York Academy of Science,Vol.4,1998

8- Life Science,Vol.48,April 1991/A.J. Verlangieri,Ph.D.,Michael J.Fay and Antony W.Bannon

ANA SAYFA | KÜLTÜR SANAT | ŞİİRLER | E - KART | İLETİŞİM | ÖNCEKİ SAYFA

SAYFA BAŞI
Created & Published By Sevgi Küpü. Tüm Hakları Saklıdır © 2003
eXTReMe Tracker