|
Üzüm çekirdeği Ekstresi , özellikle sigara içenler , alkol
alanlar ve doğum kontrol hapı kullanan bayanlar için çok değerlidir
. % 95 oranında Proanthocyanidin içerir . Proanthocyanidin
(Lisanslı Adı : Pycnogenols ) keşfedilen en kuvvetli antioksidandır
. Antioksidan etkisi Vitamin E 'den 50 , Vitamin
C'den 20 kat daha fazladır . Antioksidanlar , vücudumuzdaki
kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışardan sigara , alkol veya
kirli hava v.s ile alınan zararlı maddeleri ( serbest
radikalleri ) nötralize ederler (Etkisiz hale getirirler).
Ü züm
çekirdeği Ekstresi , Ester C ile birleştirilerek etkileri artırıldığından
; yaşlanma etkilerini azaltır . Bağ dokusunu
güçlendirerek cilt sarkmasına engel olur . Kırışıklıklarla daha
başlamadan başa çıkmak için oral kozmetik olarak kullanılır . Cildin
elastik , yumuşak ve daha kırışıksız olmasını sağlar
. Kalp ve damar sistemindeki dokulara esneklik sağlar . Eklemlerde
, bükülme zorluğuna karşı hareketleri kolaylaştırır. Doğum kontrol
hapının yan etkilerini azaltır.
Her bir
50 mg'lık bir kapsül :
Fransız
Sahil Çamı Kabuğu ( Pycnogenol ) :15 mg
Aktivin
Üzüm Çekirdeği Ekstresi ( Proanthocyanidin ) : 26 mg
Vitamin
C ( Ester-C ): 4 mg
Kalsiyum
( Askorbat ) : 5 mg içerir .
Ü züm Çekirdeği Ekstresi ,yemeklerle birlikte günde 1 veya 2 kapsül
alınabilir . T.C Tarım Bakanlığı'nın izniyle ithal edilmiştir
.
ANTİOKSİDANLAR
H astalık Karşıtı Beslenme :
A ntioksidanlar sadece gıdaların son kullanma tarihlerini uzatmakla
kalmaz , aynı zamanda uzun yaşamayı ve sağlıklı kalmanızı da sağlar .
S erbest Radikaller , Kalp Hastalıkları
, Kanser ve Yaşlanma :
A ntioksidanların öyküsü serbest radikallerle başlar . Bu yüksek
aktiviteye sahip bileşikler (serbest radikaller) , kirli havalarda , sigara
dumanında , radyasyonda (ışınım) , bitki koruma ilaçlarında , bozulmuş
gıdalarda ve normal vücut metabolizmasında (metabolik süreçte) bulunurlar
. Serbest radikaller vücuttaki hücrelere saldırır ve tahrip eder. İlk
saldırıda öncelikli olarak yeni bir serbest radikal oluşur ve kontrol
edilemeyen zincirleme bir reaksiyon başlar .
S erbest radikaller , hücre zarındaki yağlardan birine saldırdığında
yağ molekülü değişime uğrar . Bu değişim bitkisel yağların acılaşmasına
sebep olan küçük bir değişikliktir . Yağlar vücutta değişime uğradığında
; hücre zarının yapısı ve fonksiyonları zarara uğrar , hücre zarı gıdaların
, oksijenin ve suyun uzun süreli olarak transferini yapamaz , harcanan
ürünlerin atılmasını düzenleyemez . Serbest radikal saldırısının devamı
; hücre zarının yapısında bulunan yağların parçalanmasına , bitki zarının
yırtılmasına ve hücre bileşenlerinin dağılmasına sebep olur . Hücre içi
bileşenlerin hücre dışına akması etraftaki dokulara da zarar verir . Serbest
radikal saldırısı ve hücre zarının tahribatı " Yağların
Oksidasyonu " veya "Oksidatif Zarar "
olarak adlandırılır .
S erbest radikallerin dokulardaki zararının , damar sertliği
(ateroskleroz) ve kalp hastalıklarının başlıca nedeni olduğu düşünülmektedir
. Oksidatif zararla parçalanmış kan hücrelerinin ( platelet olarak ) arter
(atardamar) duvarlarına yapışması ve kolesterolün yükselmesi atardamarlara
zarar verir . Bu oluşumların tümü damar sertliğinin ilerlemesine sebep
olur . Daha ileri safhalar ise ; kardiyovasküler hastalıklar , kalp ile
beyine giden kan ve oksijenin azalmasıdır . Oksijenden mahrum kalan dokular
; hastalığın gelişmesini hızlandıran ve kişilerin kalp krizi geçirme riskini
arttıran serbest radikal etkisi gösterir . (Kaynak 1 ve 2)
S erbest radikaller aynı zamanda ; hücrelerin genetik kodunu içinde
taşıyan ; hücrenin üretimini ve büyümesini sağlayan nükleik asitlere (DNA)
de etki eder . Hücreler genetik kodları değiştiğinde ölebilirler , çünkü
ana hücreden gelen mesajı uzun süreli olarak okuyamazlar . Aşırı hücre
ölümü erken yaşlanmaya yol açar ve öte yandan hücreler değişime uğrar
, kanser ve benzeri hastalıkları destekleyen hücre dizinleri oluşur .
(Kaynak 1)
H ücredeki enerji üretim merkezi (mitokondri) , serbest radikallerin
saldırısı ile zedelenir . Bu merkezdeki oksidatif zarar enerji üretimi
ve protein sentezinin durmasına sebep olur . Hücre , sadece bir kalıntı
olarak yaşamaya devam eder ve yavaş yavaş ölür . Dokulardaki hücre yaşlanması
; serbest radikallerin zararları sonucu dokuların erken yaşlanması ile
oluşan hücre kalıntılarının çoğalmasıdır . (Kaynak 3)
A ntioksidanlar : Vücudun Serbest
Radikal Kontrol Sistemi :
V ücudumuz serbest radikalleri tanıyan ve etkisiz hale getiren
bir sisteme sahiptir . Bu sistem enzimler ile antioksidan olan pek çok
vitamin ve minerali içerir . Antioksidan sistem ; serbest radikalleri
hücre zarına , nükleik asitlere (DNA) ve hücre bileşenlerine saldırmadan
kendine çeker ve bağlar .
A ntioksidan besinler ; Beta karoten (Vitamin
A) , Vitamin C , Vitamin E , Selenyum ve Manganez içerir . Beta Karoten
; oksijen molekülünden serbset radikallerin oluşumunu önler . Yağda çözünen
Vitamin E ; antioksidan bir enzim gibi çalışıp hücre zarının parçalanmasına
engel olur . Selenyum ; peroksit olarak isimlendirilen serbest radikalleri
çoklu-doymamış yağlara dönüştüren ve antioksidan etkili bir enzimdir .
Suda çözünen Vitamin C ; hücrelerdeki zararlı reaksiyonların oluşmasını
engeller . Bu yolla antioksidan gıdalar ; kalp hastalıklarına , kalp krizine
, kansere ve erken yaşlanmaya karşı etkili bir koruyucu olarak görev yaparlar
. ; Beta karoten (Vitamin A) , Vitamin C , Vitamin E , Selenyum
ve Manganez içerir . Beta Karoten ; oksijen molekülünden serbset radikallerin
oluşumunu önler . Yağda çözünen Vitamin E ; antioksidan bir enzim gibi
çalışıp hücre zarının parçalanmasına engel olur . Selenyum ; peroksit
olarak isimlendirilen serbest radikalleri çoklu-doymamış yağlara dönüştüren
ve antioksidan etkili bir enzimdir . Suda çözünen Vitamin C ; hücrelerdeki
zararlı reaksiyonların oluşmasını engeller . Bu yolla antioksidan gıdalar
; kalp hastalıklarına , kalp krizine , kansere ve erken yaşlanmaya karşı
etkili bir koruyucu olarak görev yaparlar . ; Beta karoten (Vitamin
A) , Vitamin C , Vitamin E , Selenyum ve Manganez içerir . Beta Karoten
; oksijen molekülünden serbset radikallerin oluşumunu önler . Yağda çözünen
Vitamin E ; antioksidan bir enzim gibi çalışıp hücre zarının parçalanmasına
engel olur . Selenyum ; peroksit olarak isimlendirilen serbest radikalleri
çoklu-doymamış yağlara dönüştüren ve antioksidan etkili bir enzimdir .
Suda çözünen Vitamin C ; hücrelerdeki zararlı reaksiyonların oluşmasını
engeller . Bu yolla antioksidan gıdalar ; kalp hastalıklarına , kalp krizine
, kansere ve erken yaşlanmaya karşı etkili bir koruyucu olarak görev yaparlar
.
A ntioksidanlar ve Yaşlanma
:
A ntioksidan alımı sadece hastalıklardan korunmamızı sağlamakla
kalmaz , aynı zamanda erken yaşlanmayı da önler . Antioksidan takviyesi
yapılmış hayvanlardaki yaşam süresi , antioksidan takviyesi yapılmayanlara
göre daha uzundur . Vitamin E ve Vitamin C yaşam süresini uzatan önemli
vitaminlerdir . (Kaynak 4)
K işiler serbest radikallerden kaçamazlar , antioksidanlar Tanrı'nın
bize sunduğu antidotlardır . Kişiler antioksidanlarla beslenerek serbest
radikallerin zararlarını azaltabilirler .
P roanthocyanidin (Lisanslı
Adı : Pycnogenols)
P roanthocyanidin (proantosiyanidin) ; çok özel bir bioflavonoid
'tir. Keşfedilen en kuvvetli doğal antioksidan dır.
Antioksidan etkisi ; Vitamin E , C , Karoten ve Selenyum 'dan fazladır.
Alınacak miktar kişiye göre değişir. Ancak normal doz ; vücut ağırlığının
her kilogramı için 1,5 ile 3.0 mg'dır.
S erbest radikaller , hücre ve dokulara oksidatif
zarar verirler. Serbest radikallerin neden olduğu zarar, yaşlanma
olarak tanımladığımız şeydir. Serbest radikallerden uygun şekilde korunmazsanız,
çok daha hızlı yaşlanırsınız, eklemlerde bükülme zorluğu ve cilt sarkması
da hızlanır. Serbest radikallerin zararı ayrıca, yaşlanmayla birlikte
gelen artrit (mafsal-eklem iltihabı), alerji, dolaşım bozuklukları, şeker
hastalığı, karaciğer sirozu, kalp hastalıkları, damar tıkanıklığı gibi
dejeneratif hastalıklarda da rol oynar.
P ycnogenol , bilinen en etkili doğal serbest radikal düşmanıdır.
Hayati dokulara oksidatif zararı azaltır.
Vitamin C (Ester-C)
E ster-C ; patentli ve özel bir C vitaminidir. Ester-C normal
C vitaminleri gibi asidik değildir. Özel bir işlemle nötralize edilmiştir,
yüksek dozlarda bile midede ekşime yapmaz. Ester-C normal C vitaminlerinde
bulunmayan, birlikte sinerjik etki yapan mineral askorbatlar , aktif metabolitler
( Ca-L-Threonate ve Ca-Ascorbate ) ihtiva ader. Bu nedenle bio-yararlanımı
tamdır. Ester-C mineral askorbatlar ve metabolitleri hücrelerde maksimum
konsantrasyon sağlar. Bu nedenle daha faydalı, daha çabuk ve daha uzun
süreli etkilidir. Ester-C mineral askorbatın emilimi normal C vitamininden
2 kat daha hızlı ve yüksektir . Bunun sebebi ihtiva ettiği metabolitlerdir.
Ester-C mineral askorbat beyaz kan hücrelerini ( Lökosit-Akyuvar
) normal C vitamininden 4 kez daha hızlı artırır. Ester-C aktif metabolitleri
sayesinde daha fazla antioksidan özellik gösterir.
Kalsiyum (Askorbat)
G erçekte yaşlanmayla birlikte görülen pek çok dejeneratif hastalık
eksik kalsiyum alımı ile ilişkilidir. Osteoporoz (En sık görülen metabolik
kemik hastalığı) ve hipertansiyon yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucudur.
Şimdi bunların kalsiyumla olan ilişkileri kabul edilmiştir ve yüksek
miktarlardaki kalsiyum alımı bunları önleyebilir . Kemikler
hareketsiz dokulardır, yaşam boyu değişmezler ve yenilenmezler. Kemikler
, vücut kalsiyumunun %99'unu içermeleri ile vücudun kalsiyum deposu olma
görevini üstlenirler ve kandaki kalsiyum oranı düştüğünde kemiklerden
kana kalsiyum akışı başlar. Bu kaybedilen kalsiyum, kalsiyumca zengin
besinlerin alımından sonra kan seviyesinde bu mineralin miktarı yükseldiğinden
tekrar kandan emilerek kemiklere aktarılır. Büyüme dönemlerinde kemikler
geliştiği için kalsiyumun depolanması, kana geçişinden daha fazladır.
İyi beslenen sağlıklı yetişkinlerde kalsiyum kemiklerde depolanır ve kemikler
güçlü, kuvvetli olur. Çocukluk dönemindeki en iyi öğüt belki de "
Süt içmelisiniz " ibaresi olmuştur. Kalsiyum sadece gençler
için önemli değil yetişkinler ve yaşlılar için de önemlidir. Kemiklerin
ve kan damarlarının hayat boyu genç kalmasına yardımcı olur.
Referanslar
:
1-
Floyd R:Role of oxygen free radicals in carcinogenesis
and brain ischemia . FASEB J 1990;4:2587-2597
2-
McCord J:Oxygen derived free radicals in postischemic
tissue injury.N Eng J Med 1985;312:159-163
3-
Fleming J,Miguel J,Econımos A:Is cell aging caused
by respiration dependent injury to the mitochondrial genome ? Gerontol
1982;28-44
4-
Miguel J,Fleming J:Antioxidation ,metabolic rate,and
aging in Drosophila,Arch Geron Geriatr 1982;1-159
5-
Life Science,Vol.49,August 1991/M.J. Fay and A.J.
Verlangieri
6-
International Clinical Nutrition Review,Vol.10,No:1,Jan.1990/Jonathan
V.Wright,M.D. and Raymond M.Suen,MTACP
7-
Nature,Vol.364,July 1,1993/Juan Carlos Vera,Corolla
I.Rivas,Jorge Fischbarg and David W.Golde,3rd Conference on Vitamin C,New
York Academy of Science,Vol.4,1998
8-
Life Science,Vol.48,April 1991/A.J. Verlangieri,Ph.D.,Michael
J.Fay and Antony W.Bannon |