ANKETLER RADYO KÜLTÜR SANAT ŞİİRLER E - KART İLETİŞİM
Bitkiler Ana Sayfaya Dönüş Açılış Sayfası Yap Favorilere Ekle Tavsiye Et Online Mesaj
BİTKİLER

    Şifalı Bitkiler

    Baharatlar

    Doğal Ürünler

   Bitkilerin Toplanması
   Kullanım Biçimleri
ŞİFALI BİTKİLER

      Adaçayı

      Altınbaşak

      Arslanpençesi

      Atkuyruğu

      Ayısarımsağı

      Aynısafa

      Binbirdelik Otu

      Brokoli

      Ceviz Ağacı

      Civanperçemi

      Çıban Otu

      Çobançantası

      Çuha Çiçeği

      Ebegümeci

      Eğir Kökü

      Ekşi Yonca

      Ginseng

      Isırgan Otu

      Kara Hindiba

      Karakafes Otu

      Kekik

      Kırlangıç Otu

      Koyun Otu

      Kurtpençesi

      Mısır

      Ökse Otu

      Öksürük Otu

      Papatya

      Sarı Ballıbaba

      Sarımsak

      Sinirli Ot

      Veba Otu

      Yoğurt Otu

 

KÖPEK BALIĞI YAĞI

    Köpek Balığı Karaciğer Yağı ; derin ve soğuk denizlerde yaşayan köpek   balıklarının karaciğerlerinden süzülerek elde edilmiştir.Bir köpek balığının karaciğeri, onun vücut ağırlığının yaklaşık %25 'ini oluşturur.Köpek balıkları 400 milyon yıldır hiçbir değişiklik geçirmemiş olup, yorulmazlar, devamlı hareket halindedirler, uyumazlar, hastalanmazlar, en önemlisi doğada bilinen tek kansere yakalanmayan canlılardır. Köpek Balığı Karaciğer Yağı , 18. yüzyıl sonlarından beri Iskandinavya'lı balıkçılar tarafından solunum yolları tahrişlerini iyileştirmek ve yavaş iyileşen yaralara karşı bir çare olarak kullanılmaktaydı. Son 40 yıldır onun hakkında yapılan araştırmalar, bu yağın çok daha faydalı sonuçları olduğunu ortaya koydu...

    Köpek Balığı karaciğer Yağı 'nın insan vücudu üzerindeki etkileri, çoğu İsveç'li bilim adamları tarafından yapılan klinik denemeler ile teyit edildi.Bu çalışmalara göre; bu yağın biyolojik etkisi içerdiği ve alkilgliserol 'lar (AKG's)  olarak adlandırılan maddelerden kaynaklanıyordu. Bu bileşikler insan vücudunda bazı organlarda az bir miktarda üretilmekteydi. Bunlar; kemik iliği, karaciğer, dalak ve anne sütüydü. Ayrıca bu yağ ; Omega-3 grubu ve serbest yağ asitleri ile Vitamin A , Vitamin D , Vitamin E (Doğal), Demir , Çinko ve Bakır mineralleri de içermekteydi. Yapılan bu klinik çalışmalar sonucunda bu yağın aşağıdaki durumlarda faydalı olduğu ortaya çıkmıştır ve 40 yılı aşkın bir süredir yaygın olarak dünyanın bir çok yerinde kullanılmaktadır.

    Köpek Balığı Karaciğer Yağı'nın Faydaları :

  • K andaki lökosit (akyuvar), eritrosit (alyuvar) ve trombosit miktarını belirgin şekilde yükseltir.

  • V ücudun bağışıklık sistemini (immün sistem) güçlendirir.

  • K an yapıcıdır.

  • S oğuk algınlığı, grip, alerji, astım ve sedef hastalığına karşı korunma sağlar.

  • K emoterapi ve radyasyon terapisinden sonra lökositlerdeki (Akyuvar) zararı azaltır.

  • Y avaş iyileşen yaraların iyileşme sürecini hızlandırır.

  • K an dolaşımını düzenler.

  • V ücudun enerji seviyesini artırır.

  • C ilde ve kırışıklıklara faydalıdır.

  • Ş eker hastalarına faydalıdır.

  • Y anıkların iyileşmesine yardımcıdır.

  • E gzemaya karşı oldukça faydalıdır.

  • R omatizmal hastalıklara karşı oldukça faydalıdır .

  • T ümörlerin gelişim sürecini baskı altına alır (İnhibe eder.)

K öpek Balığı Karaciğer Yağı ;aynı zamanda çok kolaylıkla oksijeni absorbe eden (emen-yutan) ve hücrelerin ihtiyaç duyduğu oksijenin dağıtılmasına yardımcı olan bir maddedir. Bu durum aşağıdaki anlamlara gelir :

  1. Kalp, şeker, mafsal (eklem)  iltihabı ve hepatit (Karaciğer iltihabı) hastaları için çok yararlıdır.

  2. Çok yağlı besinlerle beslenen kişilerdeki kan kolesterol seviyesinin normal değere indirilmesine yardım edebilir.

  3. Gastritten müzdarip olanlara özellikle önerilebilir.

  4. Çok çalışan kişiler tarafından kuvvet verici bir tonik olarak kullanılabilir.

  5. Cildin beslenmesine yardım eder ve daha güzel bir görünüm sağlar.

H er 250 mg'lık yağ kapsülü %20 alkil-gliserol içermekte olup, 40 yıllık araştırma sonucu tüm dünyada hastane,klinik ve araştırma laboratuarlarında kullanılan patentli tek köpek balığı ürünüdür.

       K öpek Balığı Karaciğer Yağı, ek gıda olarak 250 mg'lık kapsüller halinde ,  günde 3 defa 1 veya 2 kapsül  alınabilir. T.C Tarım  Bakanlığı'nın izniyle ithal edilmiştir.

Referanslar :

1- Berdel WE, Fink U, Egger B, Reichert A, Munder PG, Rastetter J : Alkyl-Lysophospholipids inhibit the growth of hypernephroid carcinomas in vitro. J Cancer Res Clin Oncol, 1981, 101, 325 - 330

2- Berdel WE,Von Hoff DD,Unger C et al : Ether lipid derivaties :Antineoplastic activity in vitro and the structure-activity relationship.Lipids 1986 ;21:301

3- Berengere-Claire R : Les alkoxyglycerols et leurs utilisations dans les traitements par irradiation des cancers. Universite de Montpellier 1 Octobre 1991

T rombosit : Kemik iliğinin dev hücrelerinden olan megakaryositlerden meydana gelen, kanın en küçük hücresidir. Büyüklüğü 1-3 mikron arasında değişir. Mikroskop altında bakıldığında parlak mavi stoplazmalı görülür. Kanın milimetreküpünde 200.000-400.000 adet trombosit mevcuttur. Kemik iliğinde megakaryosit olgunlaşınca stoplazması parçalanır ve trombositler meydana gelir. trombositler, bedendeki kanamanın durmasında çok mühim rol oynayan parçacıklardır. Damar kesildiği zaman kesilen kısımda trombositler toplanır ve birbirlerine yapışırlar. Kanamayı durduran önemli bir madde olan tromboplastini de salğılar. Bu madde bir seri kimyasal reaksiyonla kan içindeki fibrini kanama yerine çöktürür. Fibrin, trombositlerin birbirlerine daha sıkı yapışmalarını sağlar ve orada (kesilen yerde) mükemmel bir tamir başlatır. Trombositlerin büyük kısmının veya tamamının eksikliğinde damarlarda kanamaya meyil artar. Küçük çarpmalarda deri ile iç organların içini örten mukozada petesi ve ekimoz denilen nokta şeklinde kızarma ve morarma görülür.

L ökosit (Akyuvar) : Kanın beyaz veya rensiz hücreleri. Akyuvarlar mikroplara karşı vücudumuzun başlıca koruyucusudur.Bunları birkaç çeşidi olup bir kısmı direkt mikrobu yutma görevi üstlenirken, bir başka çeşit de mikroplara karşı dolaylı savunmayı sağlayan korunma maddelerini (antikorlar) yapmaktadır. Akyuvarlar, bütün kan hücreleri gibi kemik iliğinde yapılır. Kemik iliğindeki nötrofillerin sayısı dolaşımdakilerden çok fazladır. Dolaşıma girip de hayatları boyunca dolaşımda kalanların ömürleri 30 saat kadardır. Kandaki akyuvar sayısı saatten saate değişir. Sabahları azdır, öğlene doğru en yüksek seviyesine ulaşır. Akyuvar azalmasına "Lökopeni" denir. bazı hastalıklarda (anemilerde), kan kanserlerinin bazı tiplerinde, insan bağışıklık sistemini tutan bir kısım habis hastalıklarda ve mikrobik hastalıkların bazılarında akyuvar sayısı normalin altına iner. Normalde bir milimetreküp kanda bulunan akyuvar sayısı 4-10 bin arasındadır.

E ritrosit (Alyuvar) : Kırmızı kan hücreleri. Alyuvarlar (Eritrositler) dolaşım sistemi içinde oksijen ve karbondioksit taşırlar. Bu taşıma işlemi, alyuvarın içerdiği hemoglobin vasıtasıyla olur. Alyuvarlar da kemik iliğinde yapılırlar. Insanda dolaşımda ortalama hayat süreleri 120 gün kadardır. Erkeklerde bir milimetreküp kanda 5-5,5 milyon, kadınlarda ise 4,5-4,8 milyon kadar bulunur. Alyuvar yapımı eritropoitein adlı bir hormon tarafından düzenlenir. B12 ve B6 bitamini, demir yetmezliklerinde ; doğuştan olan bazı enzim eksikliklerinde, bazı irsi hastalıklarda ve çeşitli iç salgı bezleri bozuklularında alyuvar yapımında anormallikler görülür. Alyuvarların kuru maddesinin %90 'ını hemoglobin meydana getirir. Hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı rengini veren maddedir. Alyuvarların zarlarının dışında bir de "Glukokaliks" denilen tabaka vardır. Kan gruplarının tespiti bu tabakaya göre olur. Alyuvarlar 3-4 aylık olduklarında dalakta parçalanırlar. Parçalanan alyuvarlardan açığa çıkan demir, tekrar kan yapımında kullanılmak üzere kemik iliği tarafından alınır.

ANA SAYFA | KÜLTÜR SANAT | ŞİİRLER | E - KART | İLETİŞİM | ÖNCEKİ SAYFA

SAYFA BAŞI
Created & Published By Sevgi Küpü. Tüm Hakları Saklıdır © 2003
eXTReMe Tracker